Showing posts with label Türkçe. Show all posts
Showing posts with label Türkçe. Show all posts

Wednesday, December 16, 2009

Öğretmenlik için 36 bin aday başvurdu


Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) yarın yapacağı öğretmen ataması için yaklaşık 36 bin aday başvurdu.

MEB Başöğretmen Salonu’nda yarın Bilgisayar kurasıyla 10 bin kadroya törenle öğretmen atayacak. Törene, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da katılacak.

Bakanlık, resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 2008-2009 KPSSP10 sonuçlarını esas alarak ilk atama, açıktan/kurumlararası yeniden atama, açıktan/kurumlararası ilk atama ve beden eğitimi alanına milli sporcu olanlardan sınavsız atama yoluyla toplam 10 bin kadrolu öğretmen ataması gerçekleştirecek.

10 bin kadronun 8 bin 980’i ilk atama, 700’ü açıktan/kurumlararası yeniden atama, 300’ü açıktan/kurumlararası ilk atama, 20’si ise beden eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız atanacaklar için ayrıldı.

-HANGİ BRANŞA KAÇ ATAMA YAPILACAK?-
Atama yapılacak branşlar ve kontenjanları şöyle: "Adalet 1, Ahşap Teknolojisi 20, Beden Eğitimi 214, Bilişim Teknolojileri 287, Biyoloji 142, Biomedikal Cihaz Teknolojileri 1, Büro Yönetimi ve Sekreterlik 10, Coğrafya 242, Çince 2, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi 176, Denizcilik/Gemi Elektroniği 1, Denizcilik/Gemi Makineleri 4, Denizcilik/Gemi Yönetimi ve Kaptanlığı 7, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 391, El Sanatları Teknolojisi/El Sanatları 1, El Sanatları Teknolojisi/Nakış 6, Elektrik Elektronik Teknolojisi/Elektrik 41, Elektrik Elektronik Teknolojisi/Elektronik 24, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 1, Felsefe 102, Fen ve Teknoloji 496, Fizik 147, Gazetecilik 1, Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı 1, Gıda Teknolojisi 2, Giyim Üretim Teknolojisi 13, Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği 21, Görsel resim 76, Grafik ve Fotoğraf/Grafik 5, Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler 25, Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri 3, Harita-Tapu-Kadastro 5, Hasta ve Yaşlı Hizmetleri 2, Hayvan Sağlığı 1, İHL Meslek Dersleri 67, İHL Meslek Dersleri Arapça 36, ilköğretim Matematik Öğretmenliği 434, ingilizce 748, inşaat Teknolojisi/Yapı Dekorasyon 2, İnşaat Teknolojisi/Yapı Tasarımı 7, İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 23, Kimya/Kimya Teknolojisi 108, Konaklama ve Seyahat Hizmetleri 3, Kuyumculuk Teknolojisi 7, Makine Teknolojisi/Makina Model 1, Makine Teknolojisi/Makina Ressamlığı 1, Makine Teknolojisi/Makina ve Kalıp 20, Matbaa 3, Matematik 499, Metal Teknolojisi 28, Motorlu Araçlar Teknolojisi 20, Muhasebe ve Finansman 38, Müzik 158, Okul Öncesi Öğretmenliği 888, Pazarlama ve Perakende 2, Plastik Teknolojisi 3, Psikoloji 3, Radyo-Televizyon 3, Rehber Öğretmen 751, Rusça 3, Sağlık Bilgisi 10, Sağlık/Acil Tıp 35, Sağlık/Çevre Sağlığı 1, Sağlık/Hemşirelik 42, Sağlık-Tıbbi Sekreterlik 10, Sanat ve Tasarım/Dekoratif Sanatlar 1, Sanat ve Tasarım/Plastik Sanatlar 1, Seramik ve Cam Teknolojisi 1, Sınıf Öğretmenliği 1771, Sosyal Bilgiler 264, Tarih 131, Teknoloji ve Tasarım 140, Tekstil Teknolojisi/Tekstil 3, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Dokuma-Örme 2, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Makineleri 3, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Terbiye 1, Tekstil Teknolojisi/Tekstil İplik 1, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme 18, Türk Dili ve Edebiyatı 646, Türkçe 327, Yiyecek İçecek Hizmetleri 9, Zihinsel Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 256."
Öğretmenlik için 36 bin aday başvurdu

Wednesday, December 9, 2009

Öğretmenlik başvuruları yarın başlıyor

MEB, resmi Eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 2009 yılı için eğitim-öğretim hizmetleri sınıfından, 2008-2009 KPSSP10 sonuçları esas alınarak öğretmen ihtiyacı bulunan alanlarda ilk atama, açıktan/kurumlararası yeniden atama, açıktan/kurumlararası ilk atama ve beden eğitimi alanına milli sporcu olanlardan sınavsız atanma yoluyla toplam 10 bin kadrolu öğretmen ataması gerçekleştirecek.



Atama esas ve usulleri, bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' adresinde yayınlanacak olan ''Öğretmenlik için Başvuru Atama Kılavuzu''nda yer alacak.



Başvurular 4-14 Aralık 2009 tarihleri arasında elektronik ortamda alınacak. Öğretmenlerin atama işlemleri 16 Aralık 2009 tarihinde Bilgisayar ortamında yapılacak.



10 bin kadronun, 8 bin 980'i ilk atama, 700'ü açıktan/kurumlararası yeniden atama, 300'ü açıktan/kurumlararası ilk atama, 20'si ise beden eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız atanacaklar için ayrıldı. İlk atamaya başvuracaklar için 2008 veya 2009 yıllarında yapılan herhangi bir Kpss'ye girmiş, KPSSP10 puan türünden alanında belirlenen taban puan ve üzerinde puana sahip olması şartı aranacak.



Buna göre, atama yapılacak alanlar ve kontenjanları şöyle:



Adalet 1, Ahşap Teknolojisi 20, Beden Eğitimi 214, Bilişim Teknolojileri 287, Biyoloji 142, Biomedikal Cihaz Teknolojileri 1, Büro Yönetimi ve Sekreterlik 10, Coğrafya 242, Çince 2, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi 176, Denizcilik/Gemi Elektroniği 1, Denizcilik/Gemi Makineleri 4, Denizcilik/Gemi Yönetimi ve Kaptanlığı 7, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 391, El Sanatları Teknolojisi/El Sanatları 1, El Sanatları Teknolojisi/Nakış 6, Elektrik Elektronik Teknolojisi/Elektrik 41, Elektrik Elektronik Teknolojisi/Elektronik 24, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 1, Felsefe 102, Fen ve Teknoloji 496, Fizik 147, Gazetecilik 1, Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı 1, Gıda Teknolojisi 2, Giyim Üretim Teknolojisi 13, Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği 21, Görsel resim 76, Grafik ve Fotoğraf/Grafik 5, Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler 25, Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri 3, Harita-Tapu-Kadastro 5, Hasta ve Yaşlı Hizmetleri 2, Hayvan Sağlığı 1, İHL Meslek Dersleri 67, İHL Meslek Dersleri Arapça 36, ilköğretim Matematik Öğretmenliği 434, ingilizce 748, inşaat Teknolojisi/Yapı Dekorasyon 2, İnşaat Teknolojisi/Yapı Tasarımı 7, İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 23, Kimya/Kimya Teknolojisi 108, Konaklama ve Seyahat Hizmetleri 3, Kuyumculuk Teknolojisi 7, Makine Teknolojisi/Makina Model 1, Makine Teknolojisi/Makina Ressamlığı 1, Makine Teknolojisi/Makina ve Kalıp 20, Matbaa 3, Matematik 499, Metal Teknolojisi 28, Motorlu Araçlar Teknolojisi 20, Muhasebe ve Finansman 38, Müzik 158, Okul Öncesi Öğretmenliği 888, Pazarlama ve Perakende 2, Plastik Teknolojisi 3, Psikoloji 3, Radyo-Televizyon 3, Rehber Öğretmen 751, Rusça 3, Sağlık Bilgisi 10, Sağlık/Acil Tıp 35, Sağlık/Çevre Sağlığı 1, Sağlık/Hemşirelik 42, Sağlık-Tıbbi Sekreterlik 10, Sanat ve Tasarım/Dekoratif Sanatlar 1, Sanat ve Tasarım/Plastik Sanatlar 1, Seramik ve Cam Teknolojisi 1, Sınıf Öğretmenliği 1771, Sosyal Bilgiler 264, Tarih 131, Teknoloji ve Tasarım 140, Tekstil Teknolojisi/Tekstil 3, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Dokuma-Örme 2, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Makineleri 3, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Terbiye 1, Tekstil Teknolojisi/Tekstil İplik 1, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme 18, Türk Dili ve Edebiyatı 646, Türkçe 327, Yiyecek İçecek Hizmetleri 9, Zihinsel Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 256.
Öğretmenlik başvuruları yarın başlıyor

Öğretmen atama başvuruları yarın başlıyor


Milli Eğitim Bakanlığı’nın atayacağı 10 bin öğretmen kadrosu için 14 Aralık’a kadar devam edecek başvurular yarından itibaren elektronik ortamdan yapılabilecek. Öğretmenlerin atama işlemleri 16 Aralık 2009 tarihinde Bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 2009 yılı için eğitim-öğretim hizmetleri sınıfından, 2008-2009 KPSSP10 sonuçları esas alınarak öğretmen ihtiyacı bulunan alanlarda ilk atama, açıktan/kurumlararası yeniden atama, açıktan/kurumlararası ilk atama ve beden eğitimi alanına milli sporcu olanlardan sınavsız atanma yoluyla toplam 10 bin kadrolu öğretmen alınacak.
Atama esas ve usulleri Bakanlığın “http://personel.meb.gov.tr” adresinde yayınlanacak olan “Öğretmenlik için Başvuru Atama Kılavuzu”nda yer alıyor. 10 bin kadronun, 8 bin 980’i ilk atama, 700’ü açıktan/kurumlararası yeniden atama, 300’ü açıktan/kurumlararası ilk atama, 20’si ise beden eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız atanacaklar için ayrıldı. İlk atamaya başvuracaklar için 2008 veya 2009 yıllarında yapılan herhangi bir KPSS’ye girmiş, KPSSP10 puan türünden alanında belirlenen taban puan ve üzerinde puana sahip olması şartı aranacak. Atama yapılacak alanlar ve kontenjanları ise şöyle:
Adalet 1, Ahşap Teknolojisi 20, Beden Eğitimi 214, Bilişim Teknolojileri 287, Biyoloji 142, Biomedikal Cihaz Teknolojileri 1, Büro Yönetimi ve Sekreterlik 10, Coğrafya 242, Çince 2, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi 176, Denizcilik/Gemi Elektroniği 1, Denizcilik/Gemi Makineleri 4, Denizcilik/Gemi Yönetimi ve Kaptanlığı 7, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 391, El Sanatları Teknolojisi/El Sanatları 1, El Sanatları Teknolojisi/Nakış 6, Elektrik Elektronik Teknolojisi/Elektrik 41, Elektrik Elektronik Teknolojisi/Elektronik 24, Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 1, Felsefe 102, Fen ve Teknoloji 496, Fizik 147, Gazetecilik 1, Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı 1, Gıda Teknolojisi 2, Giyim Üretim Teknolojisi 13, Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği 21, Görsel resim 76, Grafik ve Fotoğraf/Grafik 5, Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler 25, Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri 3, Harita-Tapu-Kadastro 5, Hasta ve Yaşlı Hizmetleri 2, Hayvan Sağlığı 1, İHL Meslek Dersleri 67, İHL Meslek Dersleri Arapça 36, ilköğretim Matematik Öğretmenliği 434, ingilizce 748, inşaat Teknolojisi/Yapı Dekorasyon 2, İnşaat Teknolojisi/Yapı Tasarımı 7, İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 23, Kimya/Kimya Teknolojisi 108, Konaklama ve Seyahat Hizmetleri 3, Kuyumculuk Teknolojisi 7, Makine Teknolojisi/Makina Model 1, Makine Teknolojisi/Makina Ressamlığı 1, Makine Teknolojisi/Makina ve Kalıp 20, Matbaa 3, Matematik 499, Metal Teknolojisi 28, Motorlu Araçlar Teknolojisi 20, Muhasebe ve Finansman 38, Müzik 158, Okul Öncesi Öğretmenliği 888, Pazarlama ve Perakende 2, Plastik Teknolojisi 3, Psikoloji 3, Radyo-Televizyon 3, Rehber Öğretmen 751, Rusça 3, Sağlık Bilgisi 10, Sağlık/Acil Tıp 35, Sağlık/Çevre Sağlığı 1, Sağlık/Hemşirelik 42, Sağlık-Tıbbi Sekreterlik 10, Sanat ve Tasarım/Dekoratif Sanatlar 1, Sanat ve Tasarım/Plastik Sanatlar 1, Seramik ve Cam Teknolojisi 1, Sınıf Öğretmenliği 1771, Sosyal Bilgiler 264, Tarih 131, Teknoloji ve Tasarım 140, Tekstil Teknolojisi/Tekstil 3, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Dokuma-Örme 2, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Makineleri 3, Tekstil Teknolojisi/Tekstil Terbiye 1, Tekstil Teknolojisi/Tekstil İplik 1, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme 18, Türk Dili ve Edebiyatı 646, Türkçe 327, Yiyecek İçecek Hizmetleri 9, Zihinsel Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 256. (ANKA)
Öğretmen atama başvuruları yarın başlıyor

Tuesday, December 8, 2009

ATAMIZIN DOĞDUĞU ŞEHİR

HT CUMARTESİ- Nazenin TOKUŞOĞLU



İtiraf etmeliyim ki, Selanik’i görmek istememdeki tek neden Atatürk’ün



doğduğu şehri, “Bir ulusun doğduğu yer”i merak etmemdi. Ama gidince



durum değişti. Selanik yaşayan bir şehir, çok esprili, sıcak ama sağı solu da belli olmayan... Dingin, aynı anda enerjik... Dış görünüşü İzmir, ruhu İstanbul’du. Uzaktan herkes Türk’tü. Başka bir ülkede olduğumu



anlamak zordu. Aksi nasıl mümkün olabilir ki; orada iki amca Tavla oynuyor, radyoda Levent Yüksel’in Zalim’inin başka bir versiyonu. Yolun karşısında bir küçük meyhane; ellerde su ekleyince beyaza dönen



ama rakı olmayan bir içki, masada su katılmamış ama sonuna “İ” eklenmiş cacık...



İZMİR GİBİ



Deniz kıyısı boyunca devam eden kilometrelerce uzunluğunda



geniş bir sahili var. Ege Denizi’ne bir de bu taraftan bakmak keyif



veriyor. Deniz kıyısında mutlaka görülmesi gereken yer Beyaz Kule.



Selanik’in simgesi olan bu kule, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılmış. Garnizon ve hapishane olarak kullanılmış. Selanik Yunanların eline geçince, sembolik bir vaftiz uygulaması nedeniyle beyaza boyanmış ama zamanla eski rengine dönmüş. Atatürk arkadaşlarıyla burada buluşup yemek yermiş. Kulenin etrafında her daim kalabalık, çok şık kafeler var. Selanikliler siesta sever Akdeniz kültüründen de yeterince nasibini almış.



BİRAZ TARİH



Selanik 1430’da II’nci Murad’ın yönettiği Osmanlı ordusu tarafından fethedildi. Yaklaşık 500 yıl sonra 1909 yılında II’nci Abdülhamid’in tahtan indirilişinin üçüncü yılında 1912’de Yunanların oldu. Yunanistan’ın ikinci büyük kenti ve Makedonya bölgesinin yönetim merkezi, Jöntürk hareketinin de büyük ölçüde geliştiği yer burası. Bu arada Yunanlar dağılan Yugoslavya’nın Makedonya’sını tanımıyor.



MÜBADELEDEN BUGÜNE



1924 mübadelesi sonunda, şehirdeki Türkler göç etmek zorunda kaldı,



Anadolu’dan gelen Rum göçmenler de onların yerini aldı. Bunu biliyoruz zaten. İstanbullu Rumları da biliyoruz ama Selanikli Türkleri, yaşadıkları, geride bıraktıklarını görmek de farklı bir deneyim. Bugün Selanik’te yemekten müziğe, yaşayış şeklinden dansa “Aynı bizim



gibiler” diyebileceğiniz pek çok şey göreceksiniz. Bir de kalabalık bir yere gidip yüksek sesle Türkçe konuşun, kaç kişi dönüp bakacak!



SANATA VE TARİHE MERAKLI OLANLAR



Arch of Galerius, Perslere karşı savaşın kazanılması adına yapılmış güzel bir anıt. Selanik’te İstanbul’da benzeri olmayan bir Bizans müzesi var, Anadolu kökenli çok sayıda güzel obje yer alıyor. Mozole olarak inşaatına başlanan ve sonradan cami ve kilise olarak kullanılan Rotunda, Kutsal Bilgelik anlamını taşıyan Aya Sofya Kilisesi, Yunanistan’ın en büyük kilisesi olan Aya Dimitri, görülmesi gereken



diğer önemli yerler.



ATATÜRK’ÜN DOĞDUĞU EV



Hani o pembe boyalı, üç katlı ev... Tarih kitaplarındaki fotoğrafı karşımda görmek acayip bir duygu. Bahçeden içeri girince, hani



ağlayasın gelir de ağlayamazsın ya, öyle oldu. Gerçi görevli çok suratsızdı. Sen kalk Türkiye’den Ata’nın evine git, “biri daha geldi” der gibi bakan bir adam. Neyse... Birinci Balkan Savaşı’nda Selanik kaybedildikten sonra Atatürk bir daha şehre dönmemiş. Eve Yunan bir aile yerleşmiş ama Selanik Belediyesi satın alıp Atatürk’e hediye etmiş.



Ev onarılarak tekrar pembeye boyanmış. 1953 yılında müze olarak açılmış. Dolmabahçe ve Topkapı Sarayı’ndan götürülen eşyalar yerleştirilmiş. Tabii Atatürk’ün kullandıkları değil ama bazı özel eşyaları sergileniyor. Türk Konsolosluğu’yla aynı bahçede yer alıyor.



OTOMOBİLLE ALTI SAAT



Dönem dönem İstanbul- Selanik uçuşları oluyor. Şu aralar THY ve Yunanistan’daki havayolları ile sadece aktarmalı gidebilirsiniz. Otomobille İstanbul – Selanik altı saat. Otomobil için Turing onaylı belgeleri almayı unutmayın.







YEREL TATLARI DENEYİN



Kalimaria bölgesindeki tavernalarda çok hoş restoranlar var. İmbros



onlardan biri. Ayrıca Tsinari’de yerel lezzetler, Molyvos’ta et yemekleri,



Garcon Brasserie’de Avrupa mutfağını deneyebilirsiniz.



SAHİL YOLUNDAKİ OTELLERDEN BİRİNDE KALIN



Sahil yolundaki Daios Luxury Lining, Hyatt Regency Selanik ve daha ucuz bir seçenek olan Egnatia Palace Hotel, rahatlıkla kalabileceğiniz oteller arasında yer alıyor.



DAMLA SAKIZLI HER ŞEY



Antioksidan özelliği olan damla sakızlı ürünler burada çok popüler.



Mastiha Shop’lara bir uğrayın. kıyafet almak isterseniz Fena Fresh’lere mutlaka girin.


ATAMIZIN DOĞDUĞU ŞEHİR

İSTANBUL’UN ARKA BAHÇESİ



FOOD AND TRAVEL- YÜCE YÖNEY





İstanbul’a yaklaşık bir saat mesafede, doğanın insanlarla dokunulmazlık anlaşması yaptığı Sapanca Gölü ve çevresi, büyük kentlerden çıkış arayanların sığınabileği son kalelerden biri.



Yol, tanımı gereği iki ucu içinde barındırır ve o uçlardan arkada kalan eğer şehir ise, ikili bir duygu bırakır insanda: Şehrin, dolayısıyla Modern hayatın nimetlerini geride bıraktığınız hissi ve can sıkıcı, yorucu bir keşmekeşten uzaklaşmanın huzuru… Şehrin insanı boğan kötü yanları şehir olması yüzünden midir, yoksa kötü planlandığı için mi; planlamanın kendisi mi kötüdür, yoksa sadece planların kötü oluşu mudur mesele? Yanıt ne olursa olsun, şehri geride bırakmak heyecan verir insana. Hele yolcunun varacağı yer Sapanca ise bu heyecan katlanarak büyür içinde.





Sapanca doğanın planlamasının hatasız yürüdüğünden olsa gerek, son derece huzur verici bir yer. Gölünün namı tüm Türkiye’ye yayılmış. Her ne kadar yöre halkı gölün eskiye oranla kirlendiğinden şikayetçiyse de Sapanca Gölü hâlâ insanlar için yüzülebilir nitelikte, hâlâ çok sayıda canlıya ev sahipliği yapıyor.



Ancak gölün cazibesi sadece bu özelliklerinden kaynaklanmıyor. Kıyı şeridinden başlayıp dağlara uzanan sonu gelmez yeşil tonları, başka bir ruh katıyor ona. Gölün etrafını saran yeşil, görünmez bir koruma duvarı oluşturmuş, gölün güzelliğini himayesine almış adeta. Sapanca Gölü’nün ne canavara ihtiyacı var ne de efsanelerle bezeli bir tarihe. O kendini anlatmış, namı kulaktan kulağa dolaşmış.



Yakın ilçelerde büyüyen sanayileşme düşünüldüğünde, çoktan kaybedilmiş bir savaşın kirli sularıyla dolması beklenirdi aslında, ancak insanoğlunun zayıf tarafına gelmiş anlaşılan, kıyamamış Sapanca’nın güzelliğine. Hiç zarar görmemiş değil belki, ama ayakta kalmasını bilmiş belli ki.





Birbirine eklene eklene gölü çevreleyen yerleşimlerin arasında kıskançlık olmaması gölün zenginliğini dağıtırken adaletli davranmasından olsa gerek. Ancak modern dünyanın dergiciliği aynı ölçüde adaletli değil, kısıtlı sayfa sunuyor insana. O halde bir seçim yapmalı; yemeğini yediğin yere ihanet etmeme geleneğinden hareketle Kırkpınar’dan açmalı bahsi.



Kırkpınar ismini dağlardan akan derelerin bolluğundan alıyor büyük ihtimalle, lakin ne yalan söyleyelim, bu pek de ayırdedici bir özellik değil bu bölgede. Asıl göze çarpan, düzeltelim, göz alıcı özelliği gölün kıyısında bulunan lokantalar. Bütün bir sahil şeridini kaplayarak kendini de bulunduğu yeri de sıradanlaştıran bir lokantalar yığınından söz etmiyoruz. Üç-dört tane, birbirinden makul uzaklıkta konumlanmış, gölün sadeliğine dokunmadan onunla yan yana, dubalarla sabitlenmiş ahşap platformlarını sayarsak iç içe varolmayı beceren mekânlar bunlar. İçlerinde yemeğinizi içkiyle şenlendirebileceğiniz de var, sadece gölün dinginliğiyle sarhoş olabileceğiniz de



Kırkpınar’da kıyıya kadar inince havaalanına uğramadan dönmemek lazım. Böyle birden söyleyince, şu doğa harikası bölgede insan biraz rahatsız oluyor ama, havaalanından kasıt, Airbus’ların inip kalktığı, Boeing’lerin cirit attığı bir pist değil. Göl kenarında konumlanmış, iki-üç kilometrelik yemyeşil bir düzlük burası ve burayı kullanmak için uçağınız olması gerekmiyor. Herhangi bir ücret ödemeden girilen havaalanında sadece pistin kenarındaki yolda göl boyunca yürümek de mümkün gerçi, ama oraya kadar gitmişken microlight’a binerek kuşbakışı bir göl keyfi yaşamanın zevkine de diyecek yok doğrusu. Microlight ya da daha az kullanılsa da Türkçe bir ifadeyle motorlu yelken kanat, iki kişilik, basit bir tür planör. Bu iki kişiden birinin pilot olduğunu ve her ne kadar basit görünse de eğitimini almadan kimsenin pilotluk yapmasına izin verilmediğini belirtelim. Zaten ‘Yukarı Sapanca’da dolaşmak için sertifikalı olmaya da gerek yok. Havaalanında pilotlar hazır bekliyor. Kuşkusuz, son sözü hava koşulları söyleyecektir ama meraklılarına havaalanının dört mevsim açık ve girişin ücretsiz, microlight ile uçmanın ücretli (10-15 dakikalık bir tur 70 TL) olduğunu da hatırlatalım.



Sapanca’da gölün insan üzerindeki dinlendirici etkisi, söylerken bile insanı gevşeten bir gerçek. Yine de tutkulu insanların huzuru ancak harekete geçtiklerinde bulduklarını unutmamak lazım. Ve eğer Sapanca’da ruhunuzu göle dayamışsanız gözleriniz yemyeşil dağları görecek, ayaklarınız sizi oraya götürecektir.



O tepelere saran yolların her birinin etkisinin diğerinden fazla, hiçbirinin keyfinin ötekinden eksik olmadığı söyleniyor. Bu yanıyla biri hepsi, hepsi ise zaman demek. Yanlış anlaşılmasın, bütün gün tırmanışla geçtiği için değil zaman sıkıntısı, aksine yollar çok rahat, arabayla gidiyorsanız çıktığınızı fark etmiyorsunuz bile. Zamanın yetmemesi tırmandığınız her yolun sizi götürdüğü yerde kalma isteğinden kaynaklanıyor. Doğanın içine yerleştirilmiş bir konforu hayal etmesi zor elbette, ancak plastiğin ulaşmadığı bir dünyanın mümkün olduğunu düşünmek bile yeterince ikna edici olmuyor mu?





İstanbuldere yolu sözünü ettiğimiz dünyaya iyi bir örnek. İsmi yanıltmasın, bölgenin İstanbul’la alakası olsa olsa ziyaretçilerinden ibarettir. Dağ yollarını döne kıvrıla ilerleyen sorunlu yollar olarak belleyenlerin aklını biraz karıştıracak kadar rahat bir yol İstanbuldere güzergâhı. Yükseldikçe karşılaşılan, tabiatın içine yerleşmiş küçük mekânlar, geniş alanlara yayılmış masaları, kimi zaman düzenli oturma alanları kimi zaman planlanmamış halleriyle ferahlık hissini sürekli kılıyor insanda. Yol boyunca, bütün Sapanca bölgesinde olduğu gibi, yemek yeme duygusunun kıpırtılarını giderecek çok sayıda yer bulmak olanaklı. Hemen hepsinde öne çıkan ise köy kahvaltısı. Köylerde kahvaltının gerçekten bu kadar zengin mi olduğu tartışılır ama sofraya gelen malzemenin lezzeti de sağlıklı olduğu da tartışmaya açık değil doğrusu. İster kahvaltı ister yemek için olsun, çekirdek ailelerden kalabalık iş arkadaşlarının oluşturduğu gruplara kadar farklı müşterilere hizmet veriyor bu mekânlar. Küçük bir şelalenin sesinin rahatlatıcı bir fon oluşturduğu İstanbuldere Alabalık Evi (0264 582 67 39) iyi organize olmuş, bilinen, sevilen bir adres. Yanından akan derenin ikiye ayrılıp sonra birleşen yapısı ortada bıraktığı adacığı daha da güzelleştiriyor.





Köye varmadan karşılaşılan Gizli Bahçem (0531 702 56 74) ise henüz dört aydır faaliyette. 5800 metrekarelik arazinin içinde müşterilerin yanı sıra hayvanlara da yer ayrılmış. Çitle çevrili manejde ata binmek de mümkün, ortalıkta dolaşan tavşanları izleyerek keyif çatmak da; mekân sahiplerinin ifadesiyle ‘mini hayvanat bahçesi’ ise çevrili alanlarda bulunan keçi, koyun, hindi, tavuk, kaz ve sülün gibi hayvanları barındırıyor. Gizli Bahçem sadece bu yönleriyle değil, başka özellikleriyle de çocuklar için çok uygun bir yer izlenimi veriyor. Bahçeye yayılmış salıncak, tahterevalli, kaydırak gibi park oyuncakları ağaçtan yapılmış. Belli ki hepsi usta işi!





Bu oyuncakların plastik olmadan üretilebileceğini hatırlamak bile şaşırtıcı geliyor insana. Keza, yüksek bir daldan sarkıtılmış bir halatın ne büyük bir Eğlence aracı olabileceğini ve şehirdeki çocuk parklarında tırmanmak için tasarlanan halat örgülerinden çok daha yaratıcı oyunlara açık olduğunu tekrar keşfetmek de öyle.



Gizli Bahçem’in yerleştiği alandaki dağa doğru giden üç kilometrelik yürüyüş yolu, temiz havanın etkisiyle yemeği abartanları da Spor yapmak isteyenleri de cezbedecek nitelikte. Yerinden fazla kıpırdamak istemeyenlerin ise derenin önü kesilerek oluşturulmuş küçük havuza olta atarak balık peşine düşme şansı var.





Sapanca’nın havasının insanın iştahını açtığı bir gerçek. İster coşkun bir yeşilin içinde kaybolarak trekking yapmak için gelinsin, ister doğrudan lezzet peşinde koşarken, insan her halûkarda bütçesine ve damak tadına göre bir alternatif bulabiliyor bu memlekette. Mesela, trekking tutkunlarının gözdesi Maşukiye’deki Cansu Restaurant (0262 354 38 98) tatlısu balığı sevenler için bir cennet. 20 dönüm arazi içinde yer alan suni gölde oltayla balık avlanabiliyor. Çeşit de az değil doğrusu: sazan, yayın, turna, kızılkanat, kadife, alabalık, vs… Oltasına takılan balığı eve götürmek isteyenler kilosuna 10 TL ödüyor, yakalamışken taze taze orada yemek isteyenler ise ayrıca bir ücret daha ödemek zorunda.



Yemekleri, göl sefası ya da sonsuz gibi gelen yeşillikleri… Öyle rahatça bırakılıp gidilecek bir yer değil Sapanca ve çevresi. İnsan dönüş yoluna çıkarken bu dev bahçenin kapısının kilitli olduğunu hayal etmeden duramıyor.



SEYAHAT BİLGİLERİ



Sakarya’nın yüzölçümü en küçük, nüfus yoğunluğu en fazla olan ilçesi Sapanca. Kuzeyinde Sapanca Gölü, doğusunda Sakarya’nın merkez ilçesi Adapazarı, güneyinde Samanlı Dağları, Geyve ve Pamukova, batısında da Kocaeli’nin merkez ilçesi İzmit yer alıyor. Genellikle bahar ve yaz aylarındaki güzelliğiyle bilinen bölge, özellikle Maşukiye yakınlarındaki Kartepe’de kurulan tesisler sonrası kış turizminin de çekim noktalarından biri haline geldi.



NASIL GİDİLİR?



Sapanca Ankara’ya 320, İstanbul’a 150 km uzaklıkta. İstanbul’dan gelirken D100 karayolunda bir saat ilerledikten sonra İzmit’i geçip Sapanca sapağından dönün, gişelerden geçtikten sonra sağa dönerseniz Sapanca’nın çarşısına ve sahil yoluna (yani göl kenarına yayılmış tesislere); sola dönerseniz Mahmudiye, Kırkpınar gibi köylere ulaşabilirsiniz. Maşukiye ise İzmit yönünde, Sapanca’ya 8 km uzaklıkta. Araç kiralamak istiyorsanız Avis’e (444 28 47; www.avis.com.tr); otobüsle yolculuğu tercih ediyorsanız Sakarya Vib (444 54 54; www.sakaryavib.com.tr) ya da Metro Turizm’e (444 34 55; www.metroturizm.com.tr) danışabilirsiniz. Bir diğer ulaşım alternatifi de demiryolu. İstanbul ve İzmit’ten kalkan Adapazarı treninden Sapanca istasyonunda inmeniz yeterli. Tren tarifeleriyle ilgili bilgi için www.tcdd.gov.tr’ye göz atın.



NEREDE YEMELİ?



Greenblue Melih Kibar Cad. Sahil Yolu, Kırkpınar (0264 592 09 06) Kıyıdaki bu temiz restoranda ana yemeğiniz ne olursa olsun, masanızda ve midenizde mancı dedikleri ıspanak taratoruna ve paçanga böreğine yer açmayı unutmayın. Lezzet önemli tabii, ancak insanları buraya çekenin sadece damak tadı olmadığını da belirtelim. Güneşin batışı, hele doğru mevsimde gelmişseniz, başka tatlar da sunuyor. Eğer ‘yanlış’ mevsimde gelmişseniz ve kapalı bölümde oturmak istemiyorsanız, yine şanslısınız, lokanta personeli dizlerinizi örtüp sırtınızı sarmak için polar verecek kadar halden anlıyor. İki kişinin eksiksiz, içkili bir masa donatmasının ortalama bedeli, 90 TL.



Güral Sapanca Wellness Park Tepebaşı Mah. Şehit Cevdet Koç Cad. No: 73 Kırkpınar (0264 592 30 30; www.guralsapanca.com) 291 odalı Otel spa’sı kadar yemekleriyle de tanınıyor. Yeşil kuşkonmazlı ılık jumbo karides, keçi peyniriyle doldurulmuş körpe patlıcan pane, farina kebap gibi yöreye özgü olmayan ama lezzetleriyle ün yapmış yemeklerin tadını çıkarın. Başlangıç, ana yemek, tatlı ve bir kadeh Şarap dahil iki kişi için minimum 60 TL.



NEREDE KALMALI?



Richmond Nua Wellness-SPA Sahilyolu (0264 582 21 00; www.richmondnua.com) Göl kıyısında yeşilliklerle çevrili Richmond Nua Wellness-SPA konuklarına Sapanca’daki konaklamalarını, kendilerini yeniden doğmuş gibi hissedecekleri bir spa programıyla birleştirme imkânı veriyor. 20’si süit olmak üzere 131 odası olan Richmond Nua Wellness-SPA’nın İsveç ve Bali gibi masajlarının



yanı sıra cilt ve vücut bakım programlarından birini seçerek tazelenebilir, böylece Sapanca’nın nispeten bakir doğasından alacağınız keyfi ikiye katlayabilirsiniz. İki kişi için konaklama, kahvaltı ve Wellness-SPA bölümüne giriş dahil haftaiçi 165, haftasonu



210 €’dan başlıyor.




Villa Sapanca Jandarma karşısı Seymen Sok. No.3 Sapanca (0264 582 22 55; www.villasapanca.com) İlçe merkezindeki Villa Sapanca, doğadaki huzuru ve rahatlığı kendi içinde yaşatan bir konaklama alternatifi. İki katlı geniş villanın bir kanadını turizme açan ev sahipleri, müşterilerine salonundan bahçesine kadar konforlu bir ev ortamı sunuyor. İnternet bağlantılı bilgisayardan televizyona kadar çağdaş ihtiyaçların hepsinden faydalanan müşteriler, konaklama ücretini unuturlarsa kendilerini misafirliğe gitmiş sanabilir. Mutfakta yemek yapmak değilse de çay, kahve yapmak serbest. Cana yakın ev sahiplerinin beklenmedik zamanlarda kitap okuduğunuz masaya dev bir çanakta sıcak kestaneler bırakması gibi sürprizler de ‘misafir bulduğunu yer’ sözünün güzel yanı. Misafirlere ayrılan dört odadan birini kapmak için önceden rezervasyon yapmakta fayda var. Çift kişilik oda 70-130 TL arasında değişiyor.





Zeliş Çiftliği Dibektaş Gürcü Mah. Kurtköy, Sapanca (0264 592 05 85; www.zelisciftligi.com) Gölü tepeden kesen, meyve ağaçlarıyla çevrili bu 8 odalı şirin pansiyonun kahvaltısı, çeşit bakımından o kadar zengin ki sofraya bakarak bile doyabilirsiniz: domatesten patlıcana hepsi ev yapımı tam 26 çeşit reçel; 10 küsur çeşit peynir; poğaça, börek; mevsimine göre meyvelerden yapılmış kurabiyeler, tartlar ve daha birçok lezzet, kahvaltıda sizi bekliyor. İki kişi için konaklama, kahvaltı ve akşam yemeği dahil 250 TL. Sadece kahvaltı etmek isterseniz de kişi başı 25 TL ödüyorsunuz.


İSTANBUL’UN ARKA BAHÇESİ