Showing posts with label Eğlence. Show all posts
Showing posts with label Eğlence. Show all posts

Thursday, December 10, 2009

Yeni bir sosyal ağ sitesi

Bizebiz.com, sadece davetiye sistemiyle giriş yapılabilen iş dünyasına yönelik bir sosyal ağ sitesi olarak yayına başladı!



Davetiye sistemiyle üye olunabilen bizebiz.com da, mevcut iş kontaklarınızla bir araya gelerek iletişim kurabiliyor, iş çevrenizi genişletme şansını yakalayabiliyorsunuz. Site sadece iş hayatına yönelik hazırlanmadı. Yaşamın diğer alanında da ilgilendiğiniz bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Yurt içi ve yurt dışı Haberler, Tatil seçenekleri, Emlak önerileri, aile, Astroloji, eğlence, sosyal Yaşam, Güzellik, bakım, Sağlık, Kültür Sanat, Moda, Otomobil, Spor, outdooor gibi pek çok alanda istediğiniz bilgiye ulaşabilirsiniz.



Sorularınıza yanıt verecek uzmanlar ve çeşitli indirim fırsatları da sitenin kullanıcıya sunduğu olanaklar arasında yer alıyor.



Sitenin sunduğu hizmetler



Sitenin sunduğu servis ve olanaklardan bazıları aşağıda yer alıyor.



Profil

Bizebiz.com'da iş ağınızı oluşturmaya profil oluşturmakla başlayabilirsiniz.

Eğitiminiz, iş deneyiminiz ve yeteneklerinizi belirterek kendinizi en iyi şekilde tanıtabilir ve gerçekleştirdiğiniz projeleri, hedeflerinizi, hobilerinizi istediğiniz üyelerle paylaşabilirsiniz.



Mesajlaşma

İş veya günlük hayattan tanıdığınız herkesle kolayca mesajlaşmak da bizebiz.com'un sunduğu kolaylıklardan biri. Bizebiz.com'daki mesajlaşma özelliği sayesinde eski ve yeni tüm bağlantılarınızla mesajlaşıp iletişim halinde olabilir, istediğiniz kişiye istediğiniz an ulaşma imkanına sahip olabilirsiniz.



Bağlantılar

İş dünyasında yeni bağlantılar kurmak son derece önemli. bizebiz'de sahip olacağınız bağlantı ağıyla iş çevrenizi genişletip istediğiniz kişilere kolayca ulaşabilirsiniz. Aynı sektörü paylaştığınız kişilerle şimdi sanal platformda da iletişimde olup, bütün bağlantılarınızdaki yenilikleri sadece tek bir kanaldan, bizebiz.com'dan izleyebilirsiniz.



İş ve Eğitim ilanları

Bizebiz.com ilan sayfalarında bulunan size özel iş ve eğitim ilanlarıyla yeni iş fırsatlarını takip edip, kariyeriniz için en uygun olan eğitim olanaklarına göz atabilme şansınız var. Profilinizde belirttiğiniz iş veya ilgi alanlarına göre bizebiz.com'un size özel olarak derlediği iş ve eğitim ilanlarıyla hem kariyerinizi şekillendirebilir, hem de kendinizi geliştirebilirsiniz.



İsterseniz ücretsiz ilan verip size uygun bir çalışma arkadaşı bulabilir ya da verdiğiniz eğitim hizmetinin pek çok insana ulaşmasını sağlayabilirsiniz.



Fırsatlar



Grup

Ortak noktanız olan kişilerle grup kurmak da bizebiz.com'da yapabilecekleriniz arasında.

Sektörel veya kişisel gruplara katılarak yeni şeyler öğrenip, kendi bilgilerinizi paylaşabilirsiniz. İsterseniz kendiniz bir grup kurarak, grubunuzu yine kendiniz yönetebilirsiniz. bizebiz.com'da kurulacak gruplar sayesinde aynı iş alanlarına veya hobilere sahip olan, aynı lise veya üniversitelerden mezun olmuş üyeler birbirleriyle tekrar iletişime geçebilecek, Şirketler ise bizebiz.com bünyesinde kurabilecekleri kapalı gruplarla kurumsal iletişimlerini tek bir noktadan, daha sağlıklı yürütebilecekler.



Paylaş

Sektörünüzde keşfettiğiniz Yenilikler, ilginizi çeken makale, İnternet sitesi veya videolar, kısacası bağlantılarınızın dikkatini çekebilecek herhangi bir materyali bizebiz.com'da paylaşıp, paylaşımınız hakkında yapılan yorumlara göz atabilirsiniz. Ayrıca siz de bağlantılarınızın paylaşımlarını yorumlayabilirsiniz.



Size özel servisler

bizebiz.com'un sunduğu ''Size Özel Servisler'' ile ilgilendiğiniz konuları siz takip etmiyorsunuz, onlar sizi takip ediyor!

Ev, araba, tatil fiyatlarını merak ediyorsanız, Size Özel Servisler en uygun oto, emlak ve tatil fırsatlarını ayağınıza getirecek.

Dünyadaki ve sektörünüzdeki Son Dakika gelişmelerinden haberdar olmak istiyorsanız, profilinizi oluştururken seçtiğiniz kıstaslara göre hem sektörünüzden, hem gündemden, hem de günlük yaşamdan haberleri anında görebilirsiniz.

Katılabileceğiniz yeni etkinlikler arıyorsanız ise, bizebiz.com Etkinlik Takvimi ile ilginizi çekebilecek konser, gösteri, Sergi, Program gibi etkinlikler artık gözünüzden kaçmayacaklar.



Soru- Cevap

Hem sektörel hem kişisel konularda merak ettiklerinizi cevaplayacak uzmanlar bizebiz'de hizmetinizde olacaklar. Gerek işinizle, gerekse gündelik hayatınızla ilgili aklınıza takılan her türlü soruyu sorup, cevabını konunun uzmanından veya diğer bizebiz'lilerden alabilirsiniz. Dilerseniz de bilgi sahibi olduğunuz konularda bizebiz üyelerinin sorularını da, siz cevaplayabilirsiniz.



Fırsatlar

bizebiz size sadece kariyeriniz konusunda değil, hayatın her alanında yardım ediyor! Çeşitli kurumlar tarafından sadece bizebiz'lilere özel hazırlanan kampanya ve indirimleri takip edip, ilginizi çeken fırsatı anında yakalama imkanı elinizde!

bizebiz.com üyelerine sağlık-güzellik-bakım, spor-outdoor, kişisel gelişim-kariyer, Eğlence sosyal yaşam, eğitim ve danışmanlık gibi çeşitli sektörlerde birçok kurumdan %40 'a varan indirimler var.


Yeni bir sosyal ağ sitesi

Tuesday, December 8, 2009

VAZGEÇİLMEZ RUJ OLDU

Ekonomik durgunlukta kadınların en büyük sığınağı yine kozmetik oldu.



Giyim ve Eğlence konusunda bütçelerini yormamak için kısıntılara giden kadınlar kendilerini ödüllendirmek için kozmetikte pahalıya kaçmaktan kaçınmadı. Parada en cömert davrandıkları ürün ise ruj oldu. Ruj faktörü olarak adlandırılan bu durum, krizlerde far, göz kalemi, allık satışları düşerken bile rujun satışındaki yukarı yönlü hareketi simgeliyor. Eğer lüks konusunda kısıntıya gitmeleri gerekiyorsa, kadınlar tercihini rujdan yana kullanmıyor. Krizin derin yaşandığı ülkeler



arasında yer alan İngiltere’de ruj satışlarında bir önceki yıla göre yüzde 7.1’lik artış da bunu kanıtlıyor. Vücut losyonları da hızlı bir çıkışta...


VAZGEÇİLMEZ RUJ OLDU

İSTANBUL’UN ARKA BAHÇESİ



FOOD AND TRAVEL- YÜCE YÖNEY





İstanbul’a yaklaşık bir saat mesafede, doğanın insanlarla dokunulmazlık anlaşması yaptığı Sapanca Gölü ve çevresi, büyük kentlerden çıkış arayanların sığınabileği son kalelerden biri.



Yol, tanımı gereği iki ucu içinde barındırır ve o uçlardan arkada kalan eğer şehir ise, ikili bir duygu bırakır insanda: Şehrin, dolayısıyla Modern hayatın nimetlerini geride bıraktığınız hissi ve can sıkıcı, yorucu bir keşmekeşten uzaklaşmanın huzuru… Şehrin insanı boğan kötü yanları şehir olması yüzünden midir, yoksa kötü planlandığı için mi; planlamanın kendisi mi kötüdür, yoksa sadece planların kötü oluşu mudur mesele? Yanıt ne olursa olsun, şehri geride bırakmak heyecan verir insana. Hele yolcunun varacağı yer Sapanca ise bu heyecan katlanarak büyür içinde.





Sapanca doğanın planlamasının hatasız yürüdüğünden olsa gerek, son derece huzur verici bir yer. Gölünün namı tüm Türkiye’ye yayılmış. Her ne kadar yöre halkı gölün eskiye oranla kirlendiğinden şikayetçiyse de Sapanca Gölü hâlâ insanlar için yüzülebilir nitelikte, hâlâ çok sayıda canlıya ev sahipliği yapıyor.



Ancak gölün cazibesi sadece bu özelliklerinden kaynaklanmıyor. Kıyı şeridinden başlayıp dağlara uzanan sonu gelmez yeşil tonları, başka bir ruh katıyor ona. Gölün etrafını saran yeşil, görünmez bir koruma duvarı oluşturmuş, gölün güzelliğini himayesine almış adeta. Sapanca Gölü’nün ne canavara ihtiyacı var ne de efsanelerle bezeli bir tarihe. O kendini anlatmış, namı kulaktan kulağa dolaşmış.



Yakın ilçelerde büyüyen sanayileşme düşünüldüğünde, çoktan kaybedilmiş bir savaşın kirli sularıyla dolması beklenirdi aslında, ancak insanoğlunun zayıf tarafına gelmiş anlaşılan, kıyamamış Sapanca’nın güzelliğine. Hiç zarar görmemiş değil belki, ama ayakta kalmasını bilmiş belli ki.





Birbirine eklene eklene gölü çevreleyen yerleşimlerin arasında kıskançlık olmaması gölün zenginliğini dağıtırken adaletli davranmasından olsa gerek. Ancak modern dünyanın dergiciliği aynı ölçüde adaletli değil, kısıtlı sayfa sunuyor insana. O halde bir seçim yapmalı; yemeğini yediğin yere ihanet etmeme geleneğinden hareketle Kırkpınar’dan açmalı bahsi.



Kırkpınar ismini dağlardan akan derelerin bolluğundan alıyor büyük ihtimalle, lakin ne yalan söyleyelim, bu pek de ayırdedici bir özellik değil bu bölgede. Asıl göze çarpan, düzeltelim, göz alıcı özelliği gölün kıyısında bulunan lokantalar. Bütün bir sahil şeridini kaplayarak kendini de bulunduğu yeri de sıradanlaştıran bir lokantalar yığınından söz etmiyoruz. Üç-dört tane, birbirinden makul uzaklıkta konumlanmış, gölün sadeliğine dokunmadan onunla yan yana, dubalarla sabitlenmiş ahşap platformlarını sayarsak iç içe varolmayı beceren mekânlar bunlar. İçlerinde yemeğinizi içkiyle şenlendirebileceğiniz de var, sadece gölün dinginliğiyle sarhoş olabileceğiniz de



Kırkpınar’da kıyıya kadar inince havaalanına uğramadan dönmemek lazım. Böyle birden söyleyince, şu doğa harikası bölgede insan biraz rahatsız oluyor ama, havaalanından kasıt, Airbus’ların inip kalktığı, Boeing’lerin cirit attığı bir pist değil. Göl kenarında konumlanmış, iki-üç kilometrelik yemyeşil bir düzlük burası ve burayı kullanmak için uçağınız olması gerekmiyor. Herhangi bir ücret ödemeden girilen havaalanında sadece pistin kenarındaki yolda göl boyunca yürümek de mümkün gerçi, ama oraya kadar gitmişken microlight’a binerek kuşbakışı bir göl keyfi yaşamanın zevkine de diyecek yok doğrusu. Microlight ya da daha az kullanılsa da Türkçe bir ifadeyle motorlu yelken kanat, iki kişilik, basit bir tür planör. Bu iki kişiden birinin pilot olduğunu ve her ne kadar basit görünse de eğitimini almadan kimsenin pilotluk yapmasına izin verilmediğini belirtelim. Zaten ‘Yukarı Sapanca’da dolaşmak için sertifikalı olmaya da gerek yok. Havaalanında pilotlar hazır bekliyor. Kuşkusuz, son sözü hava koşulları söyleyecektir ama meraklılarına havaalanının dört mevsim açık ve girişin ücretsiz, microlight ile uçmanın ücretli (10-15 dakikalık bir tur 70 TL) olduğunu da hatırlatalım.



Sapanca’da gölün insan üzerindeki dinlendirici etkisi, söylerken bile insanı gevşeten bir gerçek. Yine de tutkulu insanların huzuru ancak harekete geçtiklerinde bulduklarını unutmamak lazım. Ve eğer Sapanca’da ruhunuzu göle dayamışsanız gözleriniz yemyeşil dağları görecek, ayaklarınız sizi oraya götürecektir.



O tepelere saran yolların her birinin etkisinin diğerinden fazla, hiçbirinin keyfinin ötekinden eksik olmadığı söyleniyor. Bu yanıyla biri hepsi, hepsi ise zaman demek. Yanlış anlaşılmasın, bütün gün tırmanışla geçtiği için değil zaman sıkıntısı, aksine yollar çok rahat, arabayla gidiyorsanız çıktığınızı fark etmiyorsunuz bile. Zamanın yetmemesi tırmandığınız her yolun sizi götürdüğü yerde kalma isteğinden kaynaklanıyor. Doğanın içine yerleştirilmiş bir konforu hayal etmesi zor elbette, ancak plastiğin ulaşmadığı bir dünyanın mümkün olduğunu düşünmek bile yeterince ikna edici olmuyor mu?





İstanbuldere yolu sözünü ettiğimiz dünyaya iyi bir örnek. İsmi yanıltmasın, bölgenin İstanbul’la alakası olsa olsa ziyaretçilerinden ibarettir. Dağ yollarını döne kıvrıla ilerleyen sorunlu yollar olarak belleyenlerin aklını biraz karıştıracak kadar rahat bir yol İstanbuldere güzergâhı. Yükseldikçe karşılaşılan, tabiatın içine yerleşmiş küçük mekânlar, geniş alanlara yayılmış masaları, kimi zaman düzenli oturma alanları kimi zaman planlanmamış halleriyle ferahlık hissini sürekli kılıyor insanda. Yol boyunca, bütün Sapanca bölgesinde olduğu gibi, yemek yeme duygusunun kıpırtılarını giderecek çok sayıda yer bulmak olanaklı. Hemen hepsinde öne çıkan ise köy kahvaltısı. Köylerde kahvaltının gerçekten bu kadar zengin mi olduğu tartışılır ama sofraya gelen malzemenin lezzeti de sağlıklı olduğu da tartışmaya açık değil doğrusu. İster kahvaltı ister yemek için olsun, çekirdek ailelerden kalabalık iş arkadaşlarının oluşturduğu gruplara kadar farklı müşterilere hizmet veriyor bu mekânlar. Küçük bir şelalenin sesinin rahatlatıcı bir fon oluşturduğu İstanbuldere Alabalık Evi (0264 582 67 39) iyi organize olmuş, bilinen, sevilen bir adres. Yanından akan derenin ikiye ayrılıp sonra birleşen yapısı ortada bıraktığı adacığı daha da güzelleştiriyor.





Köye varmadan karşılaşılan Gizli Bahçem (0531 702 56 74) ise henüz dört aydır faaliyette. 5800 metrekarelik arazinin içinde müşterilerin yanı sıra hayvanlara da yer ayrılmış. Çitle çevrili manejde ata binmek de mümkün, ortalıkta dolaşan tavşanları izleyerek keyif çatmak da; mekân sahiplerinin ifadesiyle ‘mini hayvanat bahçesi’ ise çevrili alanlarda bulunan keçi, koyun, hindi, tavuk, kaz ve sülün gibi hayvanları barındırıyor. Gizli Bahçem sadece bu yönleriyle değil, başka özellikleriyle de çocuklar için çok uygun bir yer izlenimi veriyor. Bahçeye yayılmış salıncak, tahterevalli, kaydırak gibi park oyuncakları ağaçtan yapılmış. Belli ki hepsi usta işi!





Bu oyuncakların plastik olmadan üretilebileceğini hatırlamak bile şaşırtıcı geliyor insana. Keza, yüksek bir daldan sarkıtılmış bir halatın ne büyük bir Eğlence aracı olabileceğini ve şehirdeki çocuk parklarında tırmanmak için tasarlanan halat örgülerinden çok daha yaratıcı oyunlara açık olduğunu tekrar keşfetmek de öyle.



Gizli Bahçem’in yerleştiği alandaki dağa doğru giden üç kilometrelik yürüyüş yolu, temiz havanın etkisiyle yemeği abartanları da Spor yapmak isteyenleri de cezbedecek nitelikte. Yerinden fazla kıpırdamak istemeyenlerin ise derenin önü kesilerek oluşturulmuş küçük havuza olta atarak balık peşine düşme şansı var.





Sapanca’nın havasının insanın iştahını açtığı bir gerçek. İster coşkun bir yeşilin içinde kaybolarak trekking yapmak için gelinsin, ister doğrudan lezzet peşinde koşarken, insan her halûkarda bütçesine ve damak tadına göre bir alternatif bulabiliyor bu memlekette. Mesela, trekking tutkunlarının gözdesi Maşukiye’deki Cansu Restaurant (0262 354 38 98) tatlısu balığı sevenler için bir cennet. 20 dönüm arazi içinde yer alan suni gölde oltayla balık avlanabiliyor. Çeşit de az değil doğrusu: sazan, yayın, turna, kızılkanat, kadife, alabalık, vs… Oltasına takılan balığı eve götürmek isteyenler kilosuna 10 TL ödüyor, yakalamışken taze taze orada yemek isteyenler ise ayrıca bir ücret daha ödemek zorunda.



Yemekleri, göl sefası ya da sonsuz gibi gelen yeşillikleri… Öyle rahatça bırakılıp gidilecek bir yer değil Sapanca ve çevresi. İnsan dönüş yoluna çıkarken bu dev bahçenin kapısının kilitli olduğunu hayal etmeden duramıyor.



SEYAHAT BİLGİLERİ



Sakarya’nın yüzölçümü en küçük, nüfus yoğunluğu en fazla olan ilçesi Sapanca. Kuzeyinde Sapanca Gölü, doğusunda Sakarya’nın merkez ilçesi Adapazarı, güneyinde Samanlı Dağları, Geyve ve Pamukova, batısında da Kocaeli’nin merkez ilçesi İzmit yer alıyor. Genellikle bahar ve yaz aylarındaki güzelliğiyle bilinen bölge, özellikle Maşukiye yakınlarındaki Kartepe’de kurulan tesisler sonrası kış turizminin de çekim noktalarından biri haline geldi.



NASIL GİDİLİR?



Sapanca Ankara’ya 320, İstanbul’a 150 km uzaklıkta. İstanbul’dan gelirken D100 karayolunda bir saat ilerledikten sonra İzmit’i geçip Sapanca sapağından dönün, gişelerden geçtikten sonra sağa dönerseniz Sapanca’nın çarşısına ve sahil yoluna (yani göl kenarına yayılmış tesislere); sola dönerseniz Mahmudiye, Kırkpınar gibi köylere ulaşabilirsiniz. Maşukiye ise İzmit yönünde, Sapanca’ya 8 km uzaklıkta. Araç kiralamak istiyorsanız Avis’e (444 28 47; www.avis.com.tr); otobüsle yolculuğu tercih ediyorsanız Sakarya Vib (444 54 54; www.sakaryavib.com.tr) ya da Metro Turizm’e (444 34 55; www.metroturizm.com.tr) danışabilirsiniz. Bir diğer ulaşım alternatifi de demiryolu. İstanbul ve İzmit’ten kalkan Adapazarı treninden Sapanca istasyonunda inmeniz yeterli. Tren tarifeleriyle ilgili bilgi için www.tcdd.gov.tr’ye göz atın.



NEREDE YEMELİ?



Greenblue Melih Kibar Cad. Sahil Yolu, Kırkpınar (0264 592 09 06) Kıyıdaki bu temiz restoranda ana yemeğiniz ne olursa olsun, masanızda ve midenizde mancı dedikleri ıspanak taratoruna ve paçanga böreğine yer açmayı unutmayın. Lezzet önemli tabii, ancak insanları buraya çekenin sadece damak tadı olmadığını da belirtelim. Güneşin batışı, hele doğru mevsimde gelmişseniz, başka tatlar da sunuyor. Eğer ‘yanlış’ mevsimde gelmişseniz ve kapalı bölümde oturmak istemiyorsanız, yine şanslısınız, lokanta personeli dizlerinizi örtüp sırtınızı sarmak için polar verecek kadar halden anlıyor. İki kişinin eksiksiz, içkili bir masa donatmasının ortalama bedeli, 90 TL.



Güral Sapanca Wellness Park Tepebaşı Mah. Şehit Cevdet Koç Cad. No: 73 Kırkpınar (0264 592 30 30; www.guralsapanca.com) 291 odalı Otel spa’sı kadar yemekleriyle de tanınıyor. Yeşil kuşkonmazlı ılık jumbo karides, keçi peyniriyle doldurulmuş körpe patlıcan pane, farina kebap gibi yöreye özgü olmayan ama lezzetleriyle ün yapmış yemeklerin tadını çıkarın. Başlangıç, ana yemek, tatlı ve bir kadeh Şarap dahil iki kişi için minimum 60 TL.



NEREDE KALMALI?



Richmond Nua Wellness-SPA Sahilyolu (0264 582 21 00; www.richmondnua.com) Göl kıyısında yeşilliklerle çevrili Richmond Nua Wellness-SPA konuklarına Sapanca’daki konaklamalarını, kendilerini yeniden doğmuş gibi hissedecekleri bir spa programıyla birleştirme imkânı veriyor. 20’si süit olmak üzere 131 odası olan Richmond Nua Wellness-SPA’nın İsveç ve Bali gibi masajlarının



yanı sıra cilt ve vücut bakım programlarından birini seçerek tazelenebilir, böylece Sapanca’nın nispeten bakir doğasından alacağınız keyfi ikiye katlayabilirsiniz. İki kişi için konaklama, kahvaltı ve Wellness-SPA bölümüne giriş dahil haftaiçi 165, haftasonu



210 €’dan başlıyor.




Villa Sapanca Jandarma karşısı Seymen Sok. No.3 Sapanca (0264 582 22 55; www.villasapanca.com) İlçe merkezindeki Villa Sapanca, doğadaki huzuru ve rahatlığı kendi içinde yaşatan bir konaklama alternatifi. İki katlı geniş villanın bir kanadını turizme açan ev sahipleri, müşterilerine salonundan bahçesine kadar konforlu bir ev ortamı sunuyor. İnternet bağlantılı bilgisayardan televizyona kadar çağdaş ihtiyaçların hepsinden faydalanan müşteriler, konaklama ücretini unuturlarsa kendilerini misafirliğe gitmiş sanabilir. Mutfakta yemek yapmak değilse de çay, kahve yapmak serbest. Cana yakın ev sahiplerinin beklenmedik zamanlarda kitap okuduğunuz masaya dev bir çanakta sıcak kestaneler bırakması gibi sürprizler de ‘misafir bulduğunu yer’ sözünün güzel yanı. Misafirlere ayrılan dört odadan birini kapmak için önceden rezervasyon yapmakta fayda var. Çift kişilik oda 70-130 TL arasında değişiyor.





Zeliş Çiftliği Dibektaş Gürcü Mah. Kurtköy, Sapanca (0264 592 05 85; www.zelisciftligi.com) Gölü tepeden kesen, meyve ağaçlarıyla çevrili bu 8 odalı şirin pansiyonun kahvaltısı, çeşit bakımından o kadar zengin ki sofraya bakarak bile doyabilirsiniz: domatesten patlıcana hepsi ev yapımı tam 26 çeşit reçel; 10 küsur çeşit peynir; poğaça, börek; mevsimine göre meyvelerden yapılmış kurabiyeler, tartlar ve daha birçok lezzet, kahvaltıda sizi bekliyor. İki kişi için konaklama, kahvaltı ve akşam yemeği dahil 250 TL. Sadece kahvaltı etmek isterseniz de kişi başı 25 TL ödüyorsunuz.


İSTANBUL’UN ARKA BAHÇESİ

KADINLAR ERKEKLERİ ŞIMATIYOR

Peki günümüzde ne değişti?





Kadın ve erkek bir elmanın yarısı gibidirler. Bir başlangıç zaman içinde insan doğası gereği sürekli birlikteliğe dönüşür tabii ki elmanın diğer yarısı bulununca. Bu da doğru kişiyi bulduğun da kendiliğinden gelişen bir süreçtir.



Peki, günümüzde ne oldu da bu denge bozuldu? Sadece Kızlar ilişkinin sonunda evliliğin doğal olduğunu düşünürde erkekler günübirlik yatak ilişkisinde ısrar eder hale geldiler.



Birçok kadının artık ekonomik gücünü elde etmesiyle ilişkilerinde seyri değişti demeyin sakın bu fikre kesinlikle katılmıyorum. Çünkü kızlar hep aidiyet duygusunu yaşamak ister. Evin de çocuğunun büyümesini izler, kocasıyla dertleşmek paylaşmak ister. Hastalıkta sağlıkta onu seven koruyan kocasına dayanmak ister. Gerçek erkekte soyunun devamını sağlayan çocuklarının annesini kendi yanında dimdik duran akıllı bakımlı güzel bir kadın ister. Hastalıkta sağlıkta güven içinde oda karısına evinin gerçek direğine yaslanmak ister. Yaş ilerledikçe yanında bir yoldaş ister insanoğlu...



Bunların hepsine katılıyorsak neden sevgiye dayalı samimi gerçek birliktelikler azaldı?



Belki erkekler şımardı. Kızlar kolayca onların isteklerini yerine getirmeye başladılar. Ne dersiniz? Özeleştiriye hazır mısınız?



Nasıl istekler bunlar?



Adamlar yemeğe çıkalım dediklerinde kızlar hemen tamam demeye başladı. Dişiler sana ayıracak vaktim yok yerine herkese vakit ayırmaya başladılar. (Maksat gönül kırmamak olsun diye belki)



Hatırlayın eskiden akşam dışarı çıkmak için adamlar dört dönerdi ama kızlar reddederdi ya da bunun için bir süre geçmesini isterlerdi. Şimdi yasaklar yok bu da kolay elde edilmeye yol açtı. Ama unutmayın ki yasaklar çekicidir. Bu çekiciliği bozmuş olabilir misiniz?



Peki sonra?



Sonra erkeklerin akıllı oyunu ile hemen yemeğe çıkan kıza teklif edilecek ikinci konuya gelindi. Yatak! İlk gün yemeğe çıkan ile ikinci gün yatılması istendi. Bunu yaptıkça onlar yemek sonrası aynı gün istediler, biraz daha devam edince şimdilerde yemeğe, konuşmaya gerek kalmadan ilk soruları bu oldu.



Peki, bu günümüz erkeklerine ne oldu? Onlar bunu zaten hep istiyorlardı, onlara hiç bir şey olmadı. Bu süreci başarı ile kontrol eden kızlarımız aceleci oldu.



Ulaşılamayan caziptir kızlar, bunu asla unutmayın.



Ama bunlar çok can sıkıcı, hep kızların kabahati mi?



Evet, eskiden arkadaşının eski sevgilisine bile bakmazken şimdi birbirlerinin sevgililerini ayartmaya çalışıyorlar. Onlar birbirlerini paralarken erkekler galipleri paylaşıyor.



Bu durumda kızlar salak durumuna düşmüyor mu?



Ben o kadar sert bir kelime kullanmazdım. Daha çok kızlar rollerini karıştırmaya başladı diyebilirim.



Yani erkekleşiyor muyuz?



Çok çirkin bir cümle sevmedim. Erkekleşiyorsanız o vakit niye erkek arıyorsunuz? Bunlar Trend laflar sakın medyanın,belki erkeklerin numarasına gelip kendinizi kandırmayın. Yok, öyle bir şey tam kadınsınız sadece yalnız yaşamanın verdiği bir güvenle her işi yapabileceğinizi zannediyorsunuz. Yapmayın siz kızsınız kız gibi davranın.



Kız gibi derken...



Kız gibi naif, kibar, kırılabilecek çok değerli bir taş edası ile durun. Hem ağırlığınızı gösterin hem de bu kadar güzel, kırılgan bir şeye el sürmekten çekinsinler. Sizi korumak, sevmek gerektiğini anlasınlar.



Hayat müşterek ben de öderim.



Bunu asla yapmayın. Kocanız ya da nişanlınız olmayan bir erkeği asla sırtlamayın. Hele ki bir yemeğe çıktın adam yok kartımı unuttum yok para almadım diyorsa o adamdan canavar görmüş gibi kaçın.



Unutmuş olamaz mı? Hayat müşterek değilmi?



Ne müşterek hayatı? Adam senin neyinle müşterek. Kocan mı? Mantığa bak böyle yapa yapa zaten… Bırakın biraz adamlar centilmen olsunlar. Senin peşinde koşup, hayatına girmeye çalışırken sana bir yemek ısmarlayamıyorsa, senden alıyorsa. O adamı bırak gitsin ya hayatı boyunca boyle olacaktır ya da o kadar çok kızla çıkıyordur ki artık ilk görüşmelerde para ödemek istemiyordur. O zaman bu adam ne istediğini bilmiyordur. Kaçin. Bu bir kadına saygıdır. Zamanı gelince zaten kadın bunu bir şekilde telefi eder. Bu kadar verici varlıklar olarak bundan hiç şüpheniz olmasın. İlişkiler de samimiyet ve ciddiliktir bunlar. Ben günübirlik ilişkilerden söz etmiyorum ciddi olması gerekenlerden konuşuyorum. Kabul görür veya görmez bu benim düşüncem.



Erkekler sizce kızların isteklerini kolayca yerine getirmeye başladılar mı?



Bilmem bu konu konuşuluyor mu? Kızlar ne istediğini biliyor mu, erkekler acaba bu kız ne ister diye düşünüyor mu? İlişkiler erkeklerin istekleri kızların bunu hemen yapması veya yapmaması etrefinda dönmüyor mu, bana mı öyle geliyor?



Acaba kızların önceliği evlilik, erkeklerinki Eğlence mi?



Bak işte bir yanılgı daha... Nerden biliyorsunuz herkesin önceliğini? Kızların hepsi evlenmek istiyor, erkeklerin hepsi eğlence peşinde düşüncesinden vazgeçin. Şu an sorunumuz kaliteli, güzel ilişkilerin bile bitmeye yüz tutması. Evlilik doğal bir süreçtir, her şey yolunda giderse zaten bunu istersin. Önce seviyeli ilişkilerimizi geri kazanalım...







Peki, ne yapalım şimdi?



Hiçbir şey. Doğal olun. Sizi kullanmak isteyen adamlardan uzak durun. Klişelere inanmayın. “Güzelsin akıllısın ama ben henüz ciddi bir beraberliğe hazır değilim.” söyleminde ki adamlardan uzak durun. Madem hazır değilsin niye peşimden koşuyorsun?



Aşkınızdan hasta oldunuz ama adam ilgisiz yine bırak gitsin sen üstüne düştükçe şımaracak daha da uzaklaşacak bir geleceğin zaten olmayacak. Niye kendini hala küçük düşürmeye uğraşıyorsun. Zorla Güzellik olmaz. Demek ki sana uygun biri değil.



Evli adam en tehlikelisi o Macera peşinde heyecanlanırken sen ikinci kadın ve adamın lütfen verdiği kırıntılarla gençliğini heba edeceksin. Niye değer mi? Aşığım saflığını bırak o sana âşık olsa evli kalmazdı. Karısı boşanmıyor. Ailesi kabul etmiyor. Çocuklarını bırakamıyor. Toplum ne der? Bir sürü yalan ya senin ailenin utancı. Senin geleceğin. Senin ruh sağlığın. Ya senin annenin babanın kızı bak kim daha çok inciniyor.



Paniklemeyin, korkmayın bir yerlerde diğer yarın seni bekliyor ama sen gözünü kapatırsan gerçek aşkı da kaçıracaksın.



Kendi değerinizi bilin, saygınızı koruyun. Size bu şekilde davranmayanları hayatınıza almayın.



Bütün bunları yaparken şımarık olmayın, burnunuzu kaf dağından alın bir aşağı indirin. Erkeklerle âşık atmayın derim. Siz doğanın en güzel, en çok özelliğe sahip varlıklarısınız. Tanrı erkeği daha güçlü, kaslı, uzun yarattı ki sizi korusun, size baksın, sizi sevsin. Doğaya karşı gelmekten vazgeçin.


KADINLAR ERKEKLERİ ŞIMATIYOR

İstanbul’da Kasım enflasyonu arttı


İstanbul Ticaret Odasının (İTO) 1995 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksine göre, kasım ayında perakende fiyatlar yüzde 0,86, toptan fiyatlar ise 0,63 oranında arttı.
İTO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, 2009 yılı ekim ayında yüzde 2,26 artış izlenen 1995 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi, kasım ayında yüzde 0,86 artış gösterdi.
Perakende fiyatlarda 2008 kasım ayında yüzde 9,81 artış gösteren 11 aylık değişim oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 9,04 olarak gerçekleşti. 2009 yılı kasım ayı, bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında perakende fiyatlardaki yıllık değişim yüzde 7,83 olurken, söz konusu endeks 2008 yılında yüzde 10,85 artmıştı.
Endeksin 2009 yılı kasım ayı itibariyle 12 aylık ortalama artış oranı yüzde 8,27 olurken, bu oran 2008 yılının aynı ayında yüzde 13,31 seviyesinde gerçekleşmişti.
1995 BAZLI ENDEKSİN ALT GRUPLARI
Aylık bazda, İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksinde yer alan Gıda harcamaları grubunda yüzde 1,79 oranında, ev eşyası harcamaları grubunda yüzde 0,12 oranında, konut harcamaları grubunda yüzde 0,60 oranında, Sağlık ve Kişisel Bakım harcamaları grubunda yüzde 0,32 oranında, ulaştırma ve haberleşme harcamaları grubunda yüzde 0,06 oranında artış görüldü.
Aylık bazda azalış gözlenen alt gruplar ise yüzde 0,57 ile giyim harcamaları ve yüzde 0,58 ile kültür, Eğitim ve Eğlence grubu olarak gerçekleşti.
1963 BAZLI TOPTAN EŞYA FİYATLARI ENDEKSİ
2009 ekim ayında yüzde 0,45 artış izlenen Toptan Fiyatlar Endeksi, 2009 kasım ayında da yüzde 0,63 artış gösterdi. Kasım ayları itibarıyla söz konusu endeks, 2007 yılında yüzde 0,96 2008 yılında ise yüzde 0,11 artış kaydetmişti.
2008 kasım ayı bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında yüzde 10,25 olan yıllık değişim oranı, 2009 kasım ayında yüzde 0,66 olarak gerçekleşti.
2009 kasım ayı itibarıyla 12 aylık ortalama artış oranı yüzde 1,53 olurken, bu oran 2008 yılının aynı ayında yüzde 11,41 düzeyinde gerçekleşmişti.
Aylık bazda toptan eşya fiyatlarında kasım ayında gıda maddeleri grubunda yüzde 0,08’lik, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 0,50 düşüş yaşandı.
Aynı dönemde artışın gözlendiği gruplar ise yüzde 1,79 ile işlenmemiş maddeler, yüzde 0,98 ile madenler, yüzde 0,93 ile mensucat ve yüzde 0,68 ile yakacak ve enerji maddeleri grupları oldu.

İstanbul’da Kasım enflasyonu arttı