Showing posts with label Alışveriş. Show all posts
Showing posts with label Alışveriş. Show all posts

Monday, December 14, 2009

600 bin kişilik ‘doğrudan satış


TÜRKİYE’de Avon, Amway, Herbalife, Nikken, Oriflame ve Tupperware gibi kuruluşların tercih ettiği doğrudan satış yöntemi, sermaye, yaş ve Eğitim kriterleri getirmediğinden krizde işsiz kalanların tercihi oluyor. Kozmetik sektörünün kriz döneminde de büyüyen sektörlerden biri olması, doğrudan satışa olan ilgiyi artırırken, bu dönemde sisteme katılan bağımsız girişimcilerin sayısında yüzde 15 artış gözlendi. Türkiye Doğrudan Satış Derneği Başkanı ve Avon Türkiye Genel Müdürü Ron Griffiths, “Doğrudan satış sektörü her geçen gün daha fazla erkek bağımsız girişimci adaylarının ilgisini çekiyor. Kriz dönemlerinde bu ilginin daha da arttığını gözlemliyoruz” dedi. 600 milyon lira Ron Griffiths, sektördeki büyümenin önemli nedenlerinden birinin doğrudan satışın kriz dönemlerinde kazanç fırsatı sunması olduğunu belirterek satış pazarıyla ilgili şunları söyledi: “Son dört yılda perakende sektörüne kıyasla iki kat daha hızlı büyüme gösteren doğrudan satış sektörü dünyada 110 milyar dolarlık hacme ulaşırken, Türkiye’deki büyüklüğü de 600 milyon TL oldu. Sistem Ekonomik Kriz nedeniyle işsiz kalanlara fırsat yaratıyor. Sermaye gerektirmeden ve 18 yaşını aşmış her eğitim seviyesindeki kişilerin satış yapmalarına olanak verdiğinden, doğrudan satış sektörü kriz ortamlarında çıkış yolu yaratıyor.” İşsizliğe doğrudan satış sisteminin önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Ron Griffiths, 5 yılda sağlanan iki haneli büyümeler yardımı ile Türkiye’deki doğrudan satış sektörünün hacminin yaklaşık 600 milyon TL’ye ulaştığını aktardı. Ron Griffiths, 600 bin kişiye iş imkanı sağlayan doğrudan satış sisteminin, bu kişilerin aileleriyle birlikte tahminen 2.4 milyon kişinin yararlandığı bir sisteme dönüştüğünü ifade ederek, Türkiye’de 2.5 milyon kişinin sisteme girip ayrıldığını, böylece toplam 12.4 milyon kişiye ulaşıldığını dile getirdi.
Türkiye rekabetçi pazar
RON Griffiths, kozmetik sektörünün bu yıl 2 milyar 53 milyon dolara ulaşacağını belirterek sektör hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye Güzellik piyasası uluslararası alanda en çok büyüyen sektörlerden biri. Türkiye kozmetik pazarında çok sayıda uluslararası ve yerel şirket yer alıyor. Türkiye nüfusu, uluslararası markaları kullanarak yeni deneyimler edinmek isteyen oldukça genç bir profil sergiliyor. Pazara yeni oyuncuların girmesi ve büyük perakende zincirlerinin genişlemesi ile birlikte büyük Alışveriş merkezlerinin sayısının da katlanarak artacağı bekleniyor. Genel olarak oldukça rekabetçi bir pazar olduğu söylenebilir.”
Dünyada kadının payı yüzde 83 Türkiye’de yüzde 90
Doğrudan satış sektörünün büyüklüğü dünyada 110 milyar dolara ulaşıyor.Avrupa’da da 20 milyar Euro’luk hacmi bulunan sektör Türkiye’de 600 milyon liraya çıkıyor. Avrupa’da 9 milyondan fazla doğrudan satıcı bulunuyor. Doğrudan satıcıların yüzde 83’ünü kadınlar oluşturuyor. Doğrudan satıcıların yüzde 65’inin evlerinde 3 veya daha fazla insan yaşıyor. Satış gücünün yüzde 43’ünü oluşturan kişiler 35-49 yaş grubu arasında, yüzde 20’si ise 50 yaş üstünde. Türkiye’de doğrudan satış yapanların yüzde 90’ını kadınlar, yüzde 10’unu ise erkekler oluşturuyor. Doğrudan satış yapanların yüzde 21’i 46 ve üstünde yaş grubunda, yüzde 39’u 31-45 yaş ve yüzde 29,7’si ise 17-30 yaş grubunda. Doğrudan satışçıların yüzde 31.7’si üniversite mezunu.
600 bin kişilik ‘doğrudan satış’

Krizde en çok giyim ve ayakkabıdan kıstık saçımızı kendimiz boyayıp, evde yedik


GfK Türkiye tarafından gerçekleştirilen “Kimlerin Krizi” araştırmasında 2008 krizinin tüketiciyi nasıl etkilediği değerlendirildi. Araştırmaya göre, tüketicinin hayatındaki krizin başlıca göstergeleri maaşların geç ya da eksik ödenmesi, uzun süre zam alamama ya da işten çıkarılma. İş bulma zorluğu özellikle gençlerin en büyük endişesi arasında yer alıyor. İş bulamama halinde erkekler askere gitmeyi tercih ediyor. Kamuda çalışmanın cazip hale geldiği, Kpss başvurularında artış olduğu, bunun da güven arayışından kaynaklandığı ifade ediliyor.Fatura ödeyememe korkusu Tüketicilerde kredi kartı borcu ve faturaları ödeyememe korkusu hakim.Kirayı ödeyememe evden atılma, elektrik-suyun kesilmesi, haciz gelmesi yaşanan endişeler arasında.Tüketici bir yandan değişimlere duygusal tepki verirken, bir yandan da rasyonel kararlar almaya çalışıyor. Tüketiciler krizle başa çıkmak için çeşitli metotlar geliştiriyor. Bunların en başında satın alma stratejisinde değişim yer alıyor. Buna göre tüketiciler plansız harcamalardan, ani kararlardan kaçınıyor, masraflar konusunda daha tedbirli davranıyor. Örneğin tüketiciler market market geziyor ya da markette daha fazla zaman harcayarak, fiyat karşılaştırması yapıyor. Sosyal yaşamlarında da kısıntıya giden tüketiciler, seyahat, Tatil, gezme planlarını erteliyor. Krizin etkileriyle uygulanan tasarruflar arasında yemek ısmarlamak yerine pişirmek var.Saçını kendi boyuyorKrizin etkileriyle uygulanan tasarruflar arasında evi kendi temizlemek, saçlarını kendi boyamak, ufak tefek tamiratları kendisi yapmak da bulunuyor.Pazardaki değişiklikler, mahalle arasındaki marketlerin çoğalması, pek çok kategorideki sıkı rekabet, Teknoloji marketlerin tüketiciyi kıyas yapmaya ve en ucuzunu almaya teşvik etmesi, internette en ucuzu arama ve bulma imkanı, insanların kriz ortamında Alışveriş alışkanlıklarını ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmesine neden oluyor.Tüketiciler krizin de etkisiyle daha dikkatli bilinçli ve akıllı hareket etmeye özen gösteriyor.Araştırmaya göre giyim ve ayakkabı giderleri yüzde 27 ile en fazla kısılan harcamaların başında geliyor. İkinci sırada temel Gıda gelirken, üçüncü sırada Kişisel Bakım ürünleri yer alıyor.
Kriz bize direkt vurdu, tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımızı büyük ölçüde değiştirdi
Araştırmaya katılanların yüzde 58’i, “Bu kriz bizi direkt vurdu, tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımızı büyük ölçüde değiştirdi” görüşünü savunuyor. Yüzde 17’lik kesim “Daha önceki krizler bize kriz döneminde nasıl yaşamamız gerektiğini öğretti, tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımız bu krizden çok daha önce değişmişti” diyor.Yüzde 5’lik kesim krizin kendilerini etkilemediğini ancak önlem almaya başladıklarını ifade ediyor.Katılımcıların yüzde 20’si krizin kendilerini etkilemediğini ve kriz öncesi ve sonrası alışveriş alışkanlıklarında değişiklik olmadığını kaydediyor.
Krizde en çok giyim ve ayakkabıdan kıstık saçımızı kendimiz boyayıp, evde yedik

Tuesday, December 8, 2009

HEP EN İYİYİ BULMAYA ÇALIŞIYORLAR

Erkek ve kadınların tarih öncesi zamanlardaki rolünün, günümüzdeki Alışveriş alışkanlıklarını belirlediği düşünülüyor.ntvmsnbc.com'da yer alan habere göre; tarih öncesinde kadınlar yiyecek toplamak için çocuklarıyla vakit geçirirken avcı erkekler avlarını yakalamak için plan yapmakla meşguldüler.

Araştırmalar, yiyecek bulmak için görülen bu iki farklılığın günümüze alışveriş alışkanlıklarında meydana gelen farklılıklar olarak yansıdığını

Bilimadamları, kadınların alışveriş yaparken harcadığı sürenin uzun olmasını tarih öncesinde kadınların en sağlıklı ve en kaliteli yiyeceği bulmak için geçirilen zamanın uzun olmasından miras kaldığını düşünüyor.

Erkekler ise bu davranışın aksine avlarını önceden belirleyip avlanıp geri dönüyorlardı.

Michigan Üniversitesi'nden Prof. Daniel Kruger yaptıkları çalışmanın çiftlerin alışverişe çıktıklarında neden anlaşamadığını da açıkladığını söyledi. Kruger aynı zamanda çalışmanın önümüzdeki yılbaşında hediye kavgalarına son verebileceğini ekledi.

EN İYİ İÇİN ADAPTE OLDULAR

Kruger açıklamasına şöyle devam etti; ‘Tarih öncesi dönemlerde yiyecek arama çocuklarında dahil olduğu günlük sosyal bir aktiviteydi aynı bugünkü alışveriş gibi... Kadınlar henüz mağara dönemlerinde en kaliteli yiyeceği seçmeyi öğrendiler ve hangi meyvenin insana zararlı olup olamadığı o zamanlarda biliyorlardı. Toplayıcılık görevini üstlenerek renk seçimi gibi özellikleri gelişti ve bu mirası günümüzde alışverişte kullanıyorlar. Bu adaptasyon kadınların genlerine işledi aynı şekilde plan kurup amaca yönelmenin erkeklerin genlerine işlediği gibi.’

Kruger bu konu hakkında çalışmalara, çıktıkları bir Avrupa turu sırasında başladıklarını belirtti ve Prag’a yakın bir kasabada durduklarında hiç bir erkek alışveriş yapmak istemezken kadınların ilk istekğinin alışveriş olması üzerine konunun üstüne gittiğini belirtti.



HEP EN İYİYİ BULMAYA ÇALIŞIYORLAR